Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi İç Hastalıkları ABD Nefroloji Bilim Dalı’nın, 9 Mart Dünya Böbrek Günü Dolayısıyla Yayınladığı Bildiride, Kronik Böbrek Hastalığının Dünyada ve Ülkemizde Hem Tıbbi, Hem Ekonomik, Hem de Sosyal Yönden Büyük Bir Sorun Oluşturduğu, Ülkemizde de Bu Sorunun Boyutunun Biraz Daha Ağır ve Ciddi Boyutta Olduğu, Kronik Böbrek Hastalığının Ortaya Çıkmasının En Önemli Nedenlerinin ise Şeker Hastalığı Hipertansiyon ve Obezite Olduğu Belirtildi.

Ülkemizde Fazla Tuz Tüketimine Bağlı Yüksek Tansiyon Vakası Çok!

Kronik böbrek hastalığının ortaya çıkmasındaki en önemli sebeplerin, şeker hastalığının giderek yaygınlaşması ve beslenme alışkanlıklarının değişmesine bağlı olarak giderek daha kilolu bir toplum haline gelmemiz olduğu belirtilen bildiride, belkide dünyada en çok tuz tüketen ülkelerden biri olmamız sebebiyle yüksek tansiyon hastalığının çok sık görüldüğü ve bütün bunların kronik böbrek hastalığının en önemli sebepleri arasında yer aldığı vurgulandı.

Kronik Böbrek Hastalığı Fark Edilmesi Zor Sinsi Bir Hastalık

Kronik böbrek hastalığının çok sinsi bir hastalık olup sadece küçük bir grup hastada hastalığın başlangıç aşamasında fark edilmesinin mümkün olduğu ifade edilen bildiride, hastalığın önemli belirtilerinin, idrardan kan gelmesi, baş ağrısı, taş düşürme, köpüklü idrar yapma, vücutta şişlik olabileceği vurgulandı. Hastalığın sürekli ilerleme meylinde olduğu, belirtilerin fark edilip hekim karşısına gelindiği çoğu zaman, yapacak çok fazla birşeyin kalmadığı, bu nedenle erken dönemde tanı konulup hastalığı tedavi edebilmek amacıyla, insanların idrar tahlili, check-up gibi periyodik kontrollerini aksatmamaları gerektiği vurgulandı. Bildiride, hastalığın tedavi edilmemesi durumunda, hastaların büyük bir bölümünün “kronik böbrek yetersizliği” denilen hastalığın son aşamasına kadar geldiği ve hastaların ancak diyaliz ya da böbrek nakliyle hayata tutunmasının sağlanabildiği ifade edildi.

Yanlış İlaç Kullanımı Kronik Böbrek Hastalığına Yol Açıyor

Bildiride, gündelik hayatta sıklıkla kullanılan ağrı kesici, romatizma ilacı, antibiyotik gibi ilaçların böbrekte bazı durumlarda geçici, bazen de kalıcı hasarlara yol açabileceği, bu nedenle hekimin bilgisi dışında ilaç kullanmamak gerektiği de vurgulandı. Bu ilaçların kullanılması durumunda da belli aralıklarla hastaların kontrollerini yaptırmış olmaları, oluşabilecek böbrek hasarı durumunda erken dönemde bu ilaçların kesilmesi veya hastalığın başka bir alternatif tedavi metodu ile tedavisinin sağlanması için önemli olduğu belirtildi.

Böbrek Nakli İçin Bilinçlenmek Önemli

Bildiride, hastalığın önüne geçebilmek için risk grubunda ilk sıralarda yer alan şeker hastalarının diyetlerine çok dikkat etmeleri gerektiği ayrıca obezitenin önlenmesinin ve hipertansiyona bağlı böbrek hastalığını engellemek için de tuz kullanımının kesinlikle azaltılmasının önemine değinildi. Kronik böbrek hastalığında son döneme gelmiş hastalarda ise en iyi tedavi metodunun böbrek nakli olduğu ve bu konuda toplumu bilinçlendirmenin büyük önem taşıdığı vurgulandı.