Bundan Bir Süre Önce Evinde Aniden Fenalaşan ve Ambulansla Acil Servise Transferi Sırasında 25 Dakika Boyunca Kalp Fonksiyonları Duran 47 Yaşındaki Neşe Arsu, Yapılan İlk Müdahalenin Ardından İleri Tetkik ve Tedavi için Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’ne Sevk Edildi. Hastanın Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Yoğun Bakım Servisinde, Nöroloji ve Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalları Tarafından Gerçekleştirilen Muayenesinde, Nörolojik ve Akciğerlerinde Oluşan Hasarla İlgili Bulgulara Ek Olarak, Tıpta Trakeoözofageal Fistül Olarak Adlandırılan, Yemek ve Soluk Borusu Arasındaki Dokuda Delik Olduğu da Tespit Edildi. Çok Yönlü Tedavisi Gerçekleştirilen Neşe Arsu’nun Yemek Borusunda Oluşan Delik ise Kulak Burun Boğaz Baş ve Boyun Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ferhat Erişir Tarafından Bacak Ön Yüzünden Doku Alınması Yöntemiyle Kapatıldı.”

Tıp Literatüründe Çok Az Rastlanan Yöntemle Hastanın Yemek Borusundaki Delik Kapatıldı
Bir süre önce evinin bahçesinde vakit geçirdiği sırada aniden fenalaşarak yere yığılan, soluk alış verişinde düzensizleşme, ağızdan köpük gelme ve kasılma gibi istem dışı hareketleri gelişen 47 yaşındaki Neşe Arsu, bilinci kapalı durumda iken acil servise kaldırılmıştı. Ambulansla acil servise transferi sırasında 25 dakika boyunca kalbi duran ve beyni oksijensiz kalan Neşe Arsu, yapılan ilk müdahalenin ardından ileri tetkik ve tedavi için Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi yoğun bakım servisine sevk edilmişti.

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde Nöroloji Anabilim Dalı tarafından yoğun bakım ünitesine alınarak, tetkik ve tedavisi başlatılan hastanın ilk değerlendirmelerinde, kalp durmasına bağlı beyinde etkilenme olduğu tespit edildi. Nörolojik tedavisi düzenlenen ve bu açıdan stabil hale getirilen hasta, gelişen akciğer enfeksiyonu tedavisi için Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı’na devredildi. Hastanın, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı uzmanı Dr. Fadime Tülücü tarafından gerçekleştirilen muayenesinde, soluk borusu ile yemek borusu boşluğu arasında delik olduğu tespit edildi. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde çok yönlü tedavisi sürdürülen hasta, genel sağlık sorunlarının kontrol altına alınması ile birlikte trakeoözofageal fistülün kapatılması amacıyla Kulak Burun Baş ve Boyun Cerrahisi Anabilim Dalı’na konsülte edildi.

Prof. Dr. Ferhat Erişir; “Trakeoözofageal Fistül Hastanın Bacak Ön Yüzünden Alınan Sert Bir Doku ile Kapatıldı.”
Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Baş ve Boyun Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ferhat Erişir önderliğindeki ekip tarafından trakeoözofageal fistülün kapatılmasına yönelik gerçekleştirilen operasyonun ardından açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Erişir, özellikle yetişkinlerde çok ender uygulanan ve benzerine az rastlanan bir yöntemle, hastanın soluk borusu ile yemek borusunun birbirinden ayrıldıktan sonra fistülün kapatıldığını, üzerine de hastanın bacağının ön yüzünden alınan ve çok sert bir doku olan facia lata yerleştirilerek, doku yapıştırıcı ile yapıştırıldığını söyledi.

Prof. Dr. Ferhat Erişir; “Yutma Sırasında Yemeklerin Nefes Borusuna Kaçması, Akciğer Enfeksiyonlarına, Kan Zehirlenmesi gibi Ciddi Başka Hastalıklara ve Ölüme Neden Olabilir.” “Yemek borusu ile soluk borusu arasında sonradan delik oluşumu vakalarına çok nadir rastlanmaktadır. İster doğumsal, ister travmaya bağlı olsun, fistüller yutma ya da kusma sırasında yemeklerin nefes borusuna kaçma riskini beraberinde getirmektedir. Bu da tekrarlayan akciğer enfeksiyonlarına, kan zehirlenmesi gibi ciddi başka hastalıklara ve ölüme neden olabilmektedir.” diyen Prof. Dr. Ferhat Erişir, bunun hasta için sürdürülebilir bir durum olmadığını, tedavi edilememesi durumunda hayati risk taşıdığını ifade etti.

Özellikle travmaya bağlı sonradan gelişen trakeoözofagial fistüllerin çok zor tedavi edilebilen bir sorun olduğunu, cerrahi işlem sonrası %6 – %8 oranında tekrarlama olasılıkları bulunduğunu, hastayı kaybetme olasılığının ise %6 – %13 arasında değiştiğini kaydeden Prof. Dr. Ferhat Erişir, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde Kulak Burun Boğaz Baş ve Boyun Cerrahisi ekibi olarak uyguladıkları tedavi yöntemiyle, bu olasılıkların minimalize edildiğini, hastanın başarılı geçen operasyonun ardından taburcu edildiğini söyledi.